Tasavvufi Sohbetler Şeyh Eşref Efendi
Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahim

Gönül bahçeni hayvanat bahçesi yapma

Şeyh Eşref Efendi | Berlin,  07.11.2014
  • Allah bizi Siddikkiyyun eylesin Sıddıklarlan eylesin...
    Destur ya Mevlana meded.
    Tarikatuna es sohba ve hayrun fiy cemia...

    Bu meclisimiz bize dunya ahiretimiz icin kazanç getirecek Manevi bir ticarethane olsun bu gece. Nefsaniyetlerimizin boğmasından bunalmış Ruhaniyetlerimize manevî alışveriş yapalım.

    Mevlana hazretleri öyle demiş:
    »Gelin canlar bir olalım.
    Sen ben ben sen olalım.
    Gönül bahçemizde açılsın güller, ötsün Bülbüller.«

    İnsanların herbiri hayvanat bahçesi gibidir onun iç dünyası sadece kedi köpek değil yılan ciyan her türlü vahşi hayvanı besler gönül bahçesinde.

    Lakin gönül bahçesinde güller açması için o vahşi hayvanatı oradan çıkaracaksın.

    Bunun için diğer insana insanın ihtiyacı var, çünkü diğer insan insanın aynasıdır.
    Ona hayvan değil insan olduğunu hatırlatsın.
    Insanın insana muamelesi kimliğidir.

    Bu dünya hayatı ahiret hayatının pazar yeridir.
    Evinden çıkıpta çarşıya gider gibi buraya alışverişe gelir insan. Sonra nasıl alışveriş yaptıysa evine öyle geri gider...
    Artık Filesine sepetine ne koyduysa.

    Bu dünyada insanın alışverişi nasıl olur?
    Yine insanla olur.

    Diğer insan olmadan insan pazarda nasıl alışveriş yapacak?
    Insanın insanla alışverişi nasıl olmalı?

    Mühim soru.

    Pazarda nasıl ki, ne bulursan tezgahlarda ancak onu alırsın, insanların da sana verdiği kadarına razı olacaksın deyor büyükşeyh efendi...

    Evet, insanlardan verebileceğinden daha fazlasını beklersen hayal kırıklığına uğrarsın.

  • Insanların birbiriyle olan ilişkileride alışveriş gibidir.

    Pazardan memnun ayrılan olduğu gibi beklentilerine uymadığında kavga edipte ayrılanlar olur.

    Insanın diğer insanda bulduğuna razı olmasına ve kalbinin genişliğine göre alışverişi olur insanın insanla. Kalbi ne kadar razı gelirse o kadar insanlarla iyi ilişkisi olur.

    Kalbindeki genişliğe göre muhabbet pazarından alışverişini yapar.

    Şimdi Cüzdanında çok parası olan nasıl pazarda filesine sadece elma değil armut Portakal›da atarsa, kalbi geniş insanda o kadar çok birbirine zıt insanla muhabbet alışverişi yapar. Zıtlıklarla Ünsiyet eder.

    Portakalın da elmanın da
    armutunda hatta uzak yakın ne kadar memleketlerin meyveleri varsa hepsinin tadını tadar nasıl kullanılır bilir.

    Avrupalıyada Afrikalıyada Asyalıyada Antarktikalıyada antikalarada nasıl muamele edeceğini yaklaşacağını bilir.
    Hepsinin dilini konuşur anlaşır.

    Kalbini geniş tut ey Dost!
    Insanlarla alışverişinde cimri olma. Cömert ol!

    Alışveriş dediğimizde bu bir muhabbet alışverişidir. Cömert ol dediğimizde hoşgörüde hudutları geniş tut daraltma.

    Muhabbet alışverişi yapmak isteyen insan diğer insanda gördüğü resimlere yani hoş olmayan hallere bakmayacaktır.
    İnsanların haline göre insanları yargılamayacak. Yok!

    Kızdığı bir insan için: »Allah bu insanı temiz ve en güzel yarattı . Ondaki bu hal geçici nefsani bir haldir. Onu en azından Yaratandan ötürü sevmeliyim« diyecek.
    Böyle yaparsa muhabbet alışverişi için o insana bir fırsat verir ve bu ahiret pazarındaki ticarette iki tarafta kazanır.

    Muhabbet isteyen ilahi Aşkı isteyen insanları kötü görmeyecek, Şeytanın kulağına fısıldadığına bakmayacak kulaklarını kapayacak. Bitti.

  • Bil ki, insanı insana düşman eden Şeytandır insanı düşman ilan eden Şeytandır.

    »Bu insanın bu dunyada yaşaması uygun değil zaten insan denilen mahlukun varlıkta olması büyük yanlış« deyen Şeytandır.

    İnsanın diğer bir insan hakkında yahut insanlar hakkında böyle bir düşünceye sahip olması kendinden değil onun kalp kulağına işeyen içindeki Şeytandandır bu düşünceler.

    »İnsanlar kötüdür insanların bu dünyada yaşamaya layık değil« deye düşünmek şeytandandır.

    „Ben insanı en güzel mahluk olarak yarattım“ buyuran Cenabı Hakkın İlmine, Allahın İradesine, Allahın Hükmüne, Arzu ve İsteğine itirazdır karşı gelmektir, hakarettir, dikkat et.

    Allaha itiraz etmek Allahtan daha iyi bildiğini ima etmektir ki, bu insanı küfre ve sonu olmayan zifiri karanlığa götürür.

    Onun için insanı insana düşman ilan etmek Allaha haşa
    »Sen bilemedin, Sen kimi nasıl yaratacağını kimin hangi vazifeye daha layık olduğunu kime ne vereceğini bilemedin.
    Sen hata yanlış yaptın« demektir ki, bu Şeytan sözüdür.

    Şeytana uymaktır. Allaha sığınırız. İçindeki Şeytanı dinleme ey insan!
    Dinleme!

    Varlıkta insanı ilk düşman ilan eden kıskanç alim bir kuldu. Lakin Allah ilk insan olan Adem atamızı yaratıp alemlere Sultan onu ilan edince kıskançlığı o alim kulu birden zalim yaptı.

    İlk insan olan Ademi düşman ilan etti. Düşman ilan edince lanetlendi ve Allaha olan yakınlık makamından anında düştü o. Allaha sığınırız.

    İnsanı düşman addedip insana harp ilan edince Şeytanlaşan o kıskanç kötü kul gibi bir diğer insanı da Allahın Emri dışında düşman ilan eden kimse Allahtan uzaklaşır ve Şeytanın sıfatını alır. Bu mühim meseledir.

    Insanlarla muhabbet ticareti yapmasını bilemeyen Ahiret pazarı olan bu dunyadan ticareti kesat filesi boş çıkar.

    Onun için komşun kötü bir komşu olsa hatta seni rahatsız edecek çeşit tacizlerde dahi bulunsa, sana seni öldürmek gayretiyle gelip kılıç çekmedikçe onu düşman ilan etme.

  • Bilakis nefsimize ağır gelen her şeye mümkün mertebe muhabbetlen mukabele etmeliyiz.

    Böyle yaptığında karşındaki insana fırsat vermiş olursun belki utanıp kendine çekidüzen verir senden doğru hareket nasıl insanlık nasılmış öğrenir.

    Bu fırsatı vermek insanlıktandır İlahi Aşkın mertebelerinden bir mertebedir.
    Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler.

    Efendimiz ASV ın bir kötü komşusu vardı. O komşusu bekledikleri son Peygamber kendi kavimleri içinden çıkmadığı cihetten Efendimize kin besliyor her gece hayvanlarının çocuklarının pisliğini alıp Efendimizin evinin duvarına sürüyordu.

    O her gece bunu yapıyor her sabah Efendimiz kalkıyor hiç bir ses etmeden eline bir kova su alıp o pislikleri duvardan temizliyordu.

    Bir gün hastalandı o komşusu. O gece adeti üzere gidip vazıfesini ifa edemedi.

    Lakin Efendimiz vazifesine sadıktı yine sabah kalktı eline kovasını alıp duvarı temizlemeye çıktı.

    Baktı ki duvar temiz bıraktığı gibi duruyor.
    Merak etti acaba bizim bu komşuya ne oldu gece işe çıkmamış dedi ve komşusunun kapısını çaldı.

    O Yahudi komşunun hanımı kapıyı açtı. Efendimizi karşısında görünce çok şaşırdı. “Ne var “ dedi. “ Kocama dava açmayamı geldin?’

    „ Yok“ dedi Efendimiz asv. „baktım gece her zamanki gibi işe çıkmamış merak ettim. Kocan işine sadık disiplinli bir kimse sebebsiz vazifesini aksatmaz acaba başına bir şey mi geldi sorayım dedim’ deyince komşunun hanımı çok utandı.

    „Ya Muhammed hastadır dünden bu yana yataktan çıkamadı,’ dedi. Bunun üzerine Efendimiz asv „musaade edersen ziyaret edeyim hal hatır sorayım dua edeyim ona’ dedi.

    Birden karşısında Efendimizi gören o komşu çok şaşırdı
    ”Ya Muhammed hangi sebepten geldin?’” dedi.

    “Allahtan sana şifa dilemeye geldim ey komşum” dedi hz Peygamber SAV.

    “Ey Muhammed sen şimdi beni hasta ziyaretinemi geldin?

  • Halbuki ben sana onca zaman o kadar kötülük zahmetler eziyetler verdim bu nasıl örnek bir insanlık’ dedi.

    O kötü komşu Efendimizin bu nezaketinden çok mahcup oldu ve o günden sonra Efendimize hem en iyi komşu oldu hem de Efendimizin hiç bir sohbetinden ayrılmaz Sahabelerinden oldu.

    Evet tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler. Yapılan herhangi bir yanlış harekete yahut çirkin muameleye sabır ve muhabbetle yaklaşmak, havuzdaki tonlarca pis suya bir avuç ilaç atıp onu tertemiz hale getiren ilaç gibi tesir eder.

    Her türlü melanete sabır ve muhabbet ile yaklaşanın yar ve yardımcısı bizzat Allah Celle ve Şanuhu›dur.

    Sabır ve muhabbet sahibi insan gücünü Allahın Es Sabur ve El Vedud okyanuslarından alır ve sabır ve muhabbet tasını bu okyanuslardan doldurur.

    O okyanustan bir insan sonsuza dek tasını doldursa o okyanuslarda zerre miktarı eksilme olmaz. Nitekim denizin suyunu kovalarla boşaltmaya kalksan sonsuza dek, o deniz boşalırmı?

    Dunya hayatını Sabır ve muhabbet ile yaşamaya gayret et ey insan.

    Bu göklerin sana tavsiyesidir ve 4 kutsal Kitabın hulasasıdır.

    Bu hayatı diğer insanlarla ilişlilerinde başka türlü yaşamaya çalışanlar sonsuza dek yaşasalar mutlu olamazlar. Ne mutlu olurlar ne başkasını mutlu ederler.

    Efendimiz ASV ın hayatı bize en güzel misaldir. Kendisine eziyet eden kimseye nasıl öfkelenmeden muhabbetle yaklaştı bak.

    Efendimizin kalbindeki muhabbet sonunda o adamın katı kalbindeki kilitleri açtı prangaları kırdı ve Efendimizin bitmek tükenmez umudu ve sabrı neticesinde Efendimizin kalbinden o adamın kalbine aktı.

    O adamın içindeki kötülüğü Efendimizin kalbindeki iyilik ve güzellik paramparça etti ve yerini iyilik ve güzelliğe bıraktı.

    Ey insanlar duyunuz ve biliniz ki, umud sabır ve muhabbet en büyük azığımızdır Allaha İlahi Aşka giden bu yolda.

  • Bu üçünün bir arada olmadığı yerde yürüdüğün yol otobansa tarla olur tarlaysa bataklık olur seni yürütmez sana yol aldırmaz.

    Bir kimse senin canına malına çoluğuna çocuğuna kast etmedikten sonra o kimseye hemen küsme darılma düşman olma bağlarını kesme.

    Umudunu yitirme sabret ve o kimsenin nefsine bakma onun arkasında Kendini gizleyen onu İlahi Muhabbetiylen var eden yaratan Allaha bak ve „yaratılanı severim Yaratandan dolayı“ de Efendimiz gibi olmaya bak.

    Nefsine hoş gelmesede diken gibi batsada hoş görmeye mazur görmeye devam et.

    Bu hem Efendimizin hem Cenabı Hakkın Sünnetlerindendir. Sana şeref kazandırır göklerde.

  • Allah bizi Siddikkiyyun eylesin Sıddıklarlan eylesin...
    Destur ya Mevlana meded.
    Tarikatuna es sohba ve hayrun fiy cemia...

    Bu meclisimiz bize dunya ahiretimiz icin kazanç getirecek Manevi bir ticarethane olsun bu gece. Nefsaniyetlerimizin boğmasından bunalmış Ruhaniyetlerimize manevî alışveriş yapalım.

    Mevlana hazretleri öyle demiş:
    »Gelin canlar bir olalım.
    Sen ben ben sen olalım.
    Gönül bahçemizde açılsın güller, ötsün Bülbüller.«

    İnsanların herbiri hayvanat bahçesi gibidir onun iç dünyası sadece kedi köpek değil yılan ciyan her türlü vahşi hayvanı besler gönül bahçesinde.

    Lakin gönül bahçesinde güller açması için o vahşi hayvanatı oradan çıkaracaksın.

    Bunun için diğer insana insanın ihtiyacı var, çünkü diğer insan insanın aynasıdır.
    Ona hayvan değil insan olduğunu hatırlatsın.
    Insanın insana muamelesi kimliğidir.

    Bu dünya hayatı ahiret hayatının pazar yeridir.
    Evinden çıkıpta çarşıya gider gibi buraya alışverişe gelir insan. Sonra nasıl alışveriş yaptıysa evine öyle geri gider...
    Artık Filesine sepetine ne koyduysa.

    Bu dünyada insanın alışverişi nasıl olur?
    Yine insanla olur.

    Diğer insan olmadan insan pazarda nasıl alışveriş yapacak?
    Insanın insanla alışverişi nasıl olmalı?

    Mühim soru.

    Pazarda nasıl ki, ne bulursan tezgahlarda ancak onu alırsın, insanların da sana verdiği kadarına razı olacaksın deyor büyükşeyh efendi...

    Evet, insanlardan verebileceğinden daha fazlasını beklersen hayal kırıklığına uğrarsın.

  • Insanların birbiriyle olan ilişkileride alışveriş gibidir.

    Pazardan memnun ayrılan olduğu gibi beklentilerine uymadığında kavga edipte ayrılanlar olur.

    Insanın diğer insanda bulduğuna razı olmasına ve kalbinin genişliğine göre alışverişi olur insanın insanla. Kalbi ne kadar razı gelirse o kadar insanlarla iyi ilişkisi olur.

    Kalbindeki genişliğe göre muhabbet pazarından alışverişini yapar.

    Şimdi Cüzdanında çok parası olan nasıl pazarda filesine sadece elma değil armut Portakal›da atarsa, kalbi geniş insanda o kadar çok birbirine zıt insanla muhabbet alışverişi yapar. Zıtlıklarla Ünsiyet eder.

    Portakalın da elmanın da
    armutunda hatta uzak yakın ne kadar memleketlerin meyveleri varsa hepsinin tadını tadar nasıl kullanılır bilir.

    Avrupalıyada Afrikalıyada Asyalıyada Antarktikalıyada antikalarada nasıl muamele edeceğini yaklaşacağını bilir.
    Hepsinin dilini konuşur anlaşır.

    Kalbini geniş tut ey Dost!
    Insanlarla alışverişinde cimri olma. Cömert ol!

    Alışveriş dediğimizde bu bir muhabbet alışverişidir. Cömert ol dediğimizde hoşgörüde hudutları geniş tut daraltma.

    Muhabbet alışverişi yapmak isteyen insan diğer insanda gördüğü resimlere yani hoş olmayan hallere bakmayacaktır.
    İnsanların haline göre insanları yargılamayacak. Yok!

    Kızdığı bir insan için: »Allah bu insanı temiz ve en güzel yarattı . Ondaki bu hal geçici nefsani bir haldir. Onu en azından Yaratandan ötürü sevmeliyim« diyecek.
    Böyle yaparsa muhabbet alışverişi için o insana bir fırsat verir ve bu ahiret pazarındaki ticarette iki tarafta kazanır.

    Muhabbet isteyen ilahi Aşkı isteyen insanları kötü görmeyecek, Şeytanın kulağına fısıldadığına bakmayacak kulaklarını kapayacak. Bitti.

  • Bil ki, insanı insana düşman eden Şeytandır insanı düşman ilan eden Şeytandır.

    »Bu insanın bu dunyada yaşaması uygun değil zaten insan denilen mahlukun varlıkta olması büyük yanlış« deyen Şeytandır.

    İnsanın diğer bir insan hakkında yahut insanlar hakkında böyle bir düşünceye sahip olması kendinden değil onun kalp kulağına işeyen içindeki Şeytandandır bu düşünceler.

    »İnsanlar kötüdür insanların bu dünyada yaşamaya layık değil« deye düşünmek şeytandandır.

    „Ben insanı en güzel mahluk olarak yarattım“ buyuran Cenabı Hakkın İlmine, Allahın İradesine, Allahın Hükmüne, Arzu ve İsteğine itirazdır karşı gelmektir, hakarettir, dikkat et.

    Allaha itiraz etmek Allahtan daha iyi bildiğini ima etmektir ki, bu insanı küfre ve sonu olmayan zifiri karanlığa götürür.

    Onun için insanı insana düşman ilan etmek Allaha haşa
    »Sen bilemedin, Sen kimi nasıl yaratacağını kimin hangi vazifeye daha layık olduğunu kime ne vereceğini bilemedin.
    Sen hata yanlış yaptın« demektir ki, bu Şeytan sözüdür.

    Şeytana uymaktır. Allaha sığınırız. İçindeki Şeytanı dinleme ey insan!
    Dinleme!

    Varlıkta insanı ilk düşman ilan eden kıskanç alim bir kuldu. Lakin Allah ilk insan olan Adem atamızı yaratıp alemlere Sultan onu ilan edince kıskançlığı o alim kulu birden zalim yaptı.

    İlk insan olan Ademi düşman ilan etti. Düşman ilan edince lanetlendi ve Allaha olan yakınlık makamından anında düştü o. Allaha sığınırız.

    İnsanı düşman addedip insana harp ilan edince Şeytanlaşan o kıskanç kötü kul gibi bir diğer insanı da Allahın Emri dışında düşman ilan eden kimse Allahtan uzaklaşır ve Şeytanın sıfatını alır. Bu mühim meseledir.

    Insanlarla muhabbet ticareti yapmasını bilemeyen Ahiret pazarı olan bu dunyadan ticareti kesat filesi boş çıkar.

    Onun için komşun kötü bir komşu olsa hatta seni rahatsız edecek çeşit tacizlerde dahi bulunsa, sana seni öldürmek gayretiyle gelip kılıç çekmedikçe onu düşman ilan etme.

  • Bilakis nefsimize ağır gelen her şeye mümkün mertebe muhabbetlen mukabele etmeliyiz.

    Böyle yaptığında karşındaki insana fırsat vermiş olursun belki utanıp kendine çekidüzen verir senden doğru hareket nasıl insanlık nasılmış öğrenir.

    Bu fırsatı vermek insanlıktandır İlahi Aşkın mertebelerinden bir mertebedir.
    Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler.

    Efendimiz ASV ın bir kötü komşusu vardı. O komşusu bekledikleri son Peygamber kendi kavimleri içinden çıkmadığı cihetten Efendimize kin besliyor her gece hayvanlarının çocuklarının pisliğini alıp Efendimizin evinin duvarına sürüyordu.

    O her gece bunu yapıyor her sabah Efendimiz kalkıyor hiç bir ses etmeden eline bir kova su alıp o pislikleri duvardan temizliyordu.

    Bir gün hastalandı o komşusu. O gece adeti üzere gidip vazıfesini ifa edemedi.

    Lakin Efendimiz vazifesine sadıktı yine sabah kalktı eline kovasını alıp duvarı temizlemeye çıktı.

    Baktı ki duvar temiz bıraktığı gibi duruyor.
    Merak etti acaba bizim bu komşuya ne oldu gece işe çıkmamış dedi ve komşusunun kapısını çaldı.

    O Yahudi komşunun hanımı kapıyı açtı. Efendimizi karşısında görünce çok şaşırdı. “Ne var “ dedi. “ Kocama dava açmayamı geldin?’

    „ Yok“ dedi Efendimiz asv. „baktım gece her zamanki gibi işe çıkmamış merak ettim. Kocan işine sadık disiplinli bir kimse sebebsiz vazifesini aksatmaz acaba başına bir şey mi geldi sorayım dedim’ deyince komşunun hanımı çok utandı.

    „Ya Muhammed hastadır dünden bu yana yataktan çıkamadı,’ dedi. Bunun üzerine Efendimiz asv „musaade edersen ziyaret edeyim hal hatır sorayım dua edeyim ona’ dedi.

    Birden karşısında Efendimizi gören o komşu çok şaşırdı
    ”Ya Muhammed hangi sebepten geldin?’” dedi.

    “Allahtan sana şifa dilemeye geldim ey komşum” dedi hz Peygamber SAV.

    “Ey Muhammed sen şimdi beni hasta ziyaretinemi geldin?

  • Halbuki ben sana onca zaman o kadar kötülük zahmetler eziyetler verdim bu nasıl örnek bir insanlık’ dedi.

    O kötü komşu Efendimizin bu nezaketinden çok mahcup oldu ve o günden sonra Efendimize hem en iyi komşu oldu hem de Efendimizin hiç bir sohbetinden ayrılmaz Sahabelerinden oldu.

    Evet tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler. Yapılan herhangi bir yanlış harekete yahut çirkin muameleye sabır ve muhabbetle yaklaşmak, havuzdaki tonlarca pis suya bir avuç ilaç atıp onu tertemiz hale getiren ilaç gibi tesir eder.

    Her türlü melanete sabır ve muhabbet ile yaklaşanın yar ve yardımcısı bizzat Allah Celle ve Şanuhu›dur.

    Sabır ve muhabbet sahibi insan gücünü Allahın Es Sabur ve El Vedud okyanuslarından alır ve sabır ve muhabbet tasını bu okyanuslardan doldurur.

    O okyanustan bir insan sonsuza dek tasını doldursa o okyanuslarda zerre miktarı eksilme olmaz. Nitekim denizin suyunu kovalarla boşaltmaya kalksan sonsuza dek, o deniz boşalırmı?

    Dunya hayatını Sabır ve muhabbet ile yaşamaya gayret et ey insan.

    Bu göklerin sana tavsiyesidir ve 4 kutsal Kitabın hulasasıdır.

    Bu hayatı diğer insanlarla ilişlilerinde başka türlü yaşamaya çalışanlar sonsuza dek yaşasalar mutlu olamazlar. Ne mutlu olurlar ne başkasını mutlu ederler.

    Efendimiz ASV ın hayatı bize en güzel misaldir. Kendisine eziyet eden kimseye nasıl öfkelenmeden muhabbetle yaklaştı bak.

    Efendimizin kalbindeki muhabbet sonunda o adamın katı kalbindeki kilitleri açtı prangaları kırdı ve Efendimizin bitmek tükenmez umudu ve sabrı neticesinde Efendimizin kalbinden o adamın kalbine aktı.

    O adamın içindeki kötülüğü Efendimizin kalbindeki iyilik ve güzellik paramparça etti ve yerini iyilik ve güzelliğe bıraktı.

    Ey insanlar duyunuz ve biliniz ki, umud sabır ve muhabbet en büyük azığımızdır Allaha İlahi Aşka giden bu yolda.

  • Bu üçünün bir arada olmadığı yerde yürüdüğün yol otobansa tarla olur tarlaysa bataklık olur seni yürütmez sana yol aldırmaz.

    Bir kimse senin canına malına çoluğuna çocuğuna kast etmedikten sonra o kimseye hemen küsme darılma düşman olma bağlarını kesme.

    Umudunu yitirme sabret ve o kimsenin nefsine bakma onun arkasında Kendini gizleyen onu İlahi Muhabbetiylen var eden yaratan Allaha bak ve „yaratılanı severim Yaratandan dolayı“ de Efendimiz gibi olmaya bak.

    Nefsine hoş gelmesede diken gibi batsada hoş görmeye mazur görmeye devam et.

    Bu hem Efendimizin hem Cenabı Hakkın Sünnetlerindendir. Sana şeref kazandırır göklerde.

  • Allah bizi Siddikkiyyun eylesin Sıddıklarlan eylesin...
    Destur ya Mevlana meded.
    Tarikatuna es sohba ve hayrun fiy cemia...

    Bu meclisimiz bize dunya ahiretimiz icin kazanç getirecek Manevi bir ticarethane olsun bu gece. Nefsaniyetlerimizin boğmasından bunalmış Ruhaniyetlerimize manevî alışveriş yapalım.

    Mevlana hazretleri öyle demiş:
    »Gelin canlar bir olalım.
    Sen ben ben sen olalım.
    Gönül bahçemizde açılsın güller, ötsün Bülbüller.«

    İnsanların herbiri hayvanat bahçesi gibidir onun iç dünyası sadece kedi köpek değil yılan ciyan her türlü vahşi hayvanı besler gönül bahçesinde.

    Lakin gönül bahçesinde güller açması için o vahşi hayvanatı oradan çıkaracaksın.

    Bunun için diğer insana insanın ihtiyacı var, çünkü diğer insan insanın aynasıdır.
    Ona hayvan değil insan olduğunu hatırlatsın.
    Insanın insana muamelesi kimliğidir.

    Bu dünya hayatı ahiret hayatının pazar yeridir.
    Evinden çıkıpta çarşıya gider gibi buraya alışverişe gelir insan. Sonra nasıl alışveriş yaptıysa evine öyle geri gider...
    Artık Filesine sepetine ne koyduysa.

    Bu dünyada insanın alışverişi nasıl olur?
    Yine insanla olur.

    Diğer insan olmadan insan pazarda nasıl alışveriş yapacak?
    Insanın insanla alışverişi nasıl olmalı?

    Mühim soru.

    Pazarda nasıl ki, ne bulursan tezgahlarda ancak onu alırsın, insanların da sana verdiği kadarına razı olacaksın deyor büyükşeyh efendi...

    Evet, insanlardan verebileceğinden daha fazlasını beklersen hayal kırıklığına uğrarsın.

  • Insanların birbiriyle olan ilişkileride alışveriş gibidir.

    Pazardan memnun ayrılan olduğu gibi beklentilerine uymadığında kavga edipte ayrılanlar olur.

    Insanın diğer insanda bulduğuna razı olmasına ve kalbinin genişliğine göre alışverişi olur insanın insanla. Kalbi ne kadar razı gelirse o kadar insanlarla iyi ilişkisi olur.

    Kalbindeki genişliğe göre muhabbet pazarından alışverişini yapar.

    Şimdi Cüzdanında çok parası olan nasıl pazarda filesine sadece elma değil armut Portakal›da atarsa, kalbi geniş insanda o kadar çok birbirine zıt insanla muhabbet alışverişi yapar. Zıtlıklarla Ünsiyet eder.

    Portakalın da elmanın da
    armutunda hatta uzak yakın ne kadar memleketlerin meyveleri varsa hepsinin tadını tadar nasıl kullanılır bilir.

    Avrupalıyada Afrikalıyada Asyalıyada Antarktikalıyada antikalarada nasıl muamele edeceğini yaklaşacağını bilir.
    Hepsinin dilini konuşur anlaşır.

    Kalbini geniş tut ey Dost!
    Insanlarla alışverişinde cimri olma. Cömert ol!

    Alışveriş dediğimizde bu bir muhabbet alışverişidir. Cömert ol dediğimizde hoşgörüde hudutları geniş tut daraltma.

    Muhabbet alışverişi yapmak isteyen insan diğer insanda gördüğü resimlere yani hoş olmayan hallere bakmayacaktır.
    İnsanların haline göre insanları yargılamayacak. Yok!

    Kızdığı bir insan için: »Allah bu insanı temiz ve en güzel yarattı . Ondaki bu hal geçici nefsani bir haldir. Onu en azından Yaratandan ötürü sevmeliyim« diyecek.
    Böyle yaparsa muhabbet alışverişi için o insana bir fırsat verir ve bu ahiret pazarındaki ticarette iki tarafta kazanır.

    Muhabbet isteyen ilahi Aşkı isteyen insanları kötü görmeyecek, Şeytanın kulağına fısıldadığına bakmayacak kulaklarını kapayacak. Bitti.

  • Bil ki, insanı insana düşman eden Şeytandır insanı düşman ilan eden Şeytandır.

    »Bu insanın bu dunyada yaşaması uygun değil zaten insan denilen mahlukun varlıkta olması büyük yanlış« deyen Şeytandır.

    İnsanın diğer bir insan hakkında yahut insanlar hakkında böyle bir düşünceye sahip olması kendinden değil onun kalp kulağına işeyen içindeki Şeytandandır bu düşünceler.

    »İnsanlar kötüdür insanların bu dünyada yaşamaya layık değil« deye düşünmek şeytandandır.

    „Ben insanı en güzel mahluk olarak yarattım“ buyuran Cenabı Hakkın İlmine, Allahın İradesine, Allahın Hükmüne, Arzu ve İsteğine itirazdır karşı gelmektir, hakarettir, dikkat et.

    Allaha itiraz etmek Allahtan daha iyi bildiğini ima etmektir ki, bu insanı küfre ve sonu olmayan zifiri karanlığa götürür.

    Onun için insanı insana düşman ilan etmek Allaha haşa
    »Sen bilemedin, Sen kimi nasıl yaratacağını kimin hangi vazifeye daha layık olduğunu kime ne vereceğini bilemedin.
    Sen hata yanlış yaptın« demektir ki, bu Şeytan sözüdür.

    Şeytana uymaktır. Allaha sığınırız. İçindeki Şeytanı dinleme ey insan!
    Dinleme!

    Varlıkta insanı ilk düşman ilan eden kıskanç alim bir kuldu. Lakin Allah ilk insan olan Adem atamızı yaratıp alemlere Sultan onu ilan edince kıskançlığı o alim kulu birden zalim yaptı.

    İlk insan olan Ademi düşman ilan etti. Düşman ilan edince lanetlendi ve Allaha olan yakınlık makamından anında düştü o. Allaha sığınırız.

    İnsanı düşman addedip insana harp ilan edince Şeytanlaşan o kıskanç kötü kul gibi bir diğer insanı da Allahın Emri dışında düşman ilan eden kimse Allahtan uzaklaşır ve Şeytanın sıfatını alır. Bu mühim meseledir.

    Insanlarla muhabbet ticareti yapmasını bilemeyen Ahiret pazarı olan bu dunyadan ticareti kesat filesi boş çıkar.

    Onun için komşun kötü bir komşu olsa hatta seni rahatsız edecek çeşit tacizlerde dahi bulunsa, sana seni öldürmek gayretiyle gelip kılıç çekmedikçe onu düşman ilan etme.

  • Bilakis nefsimize ağır gelen her şeye mümkün mertebe muhabbetlen mukabele etmeliyiz.

    Böyle yaptığında karşındaki insana fırsat vermiş olursun belki utanıp kendine çekidüzen verir senden doğru hareket nasıl insanlık nasılmış öğrenir.

    Bu fırsatı vermek insanlıktandır İlahi Aşkın mertebelerinden bir mertebedir.
    Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demişler.

    Efendimiz ASV ın bir kötü komşusu vardı. O komşusu bekledikleri son Peygamber kendi kavimleri içinden çıkmadığı cihetten Efendimize kin besliyor her gece hayvanlarının çocuklarının pisliğini alıp Efendimizin evinin duvarına sürüyordu.

    O her gece bunu yapıyor her sabah Efendimiz kalkıyor hiç bir ses etmeden eline bir kova su alıp o pislikleri duvardan temizliyordu.

    Bir gün hastalandı o komşusu. O gece adeti üzere gidip vazıfesini ifa edemedi.

    Lakin Efendimiz vazifesine sadıktı yine sabah kalktı eline kovasını alıp duvarı temizlemeye çıktı.

    Baktı ki duvar temiz bıraktığı gibi duruyor.
    Merak etti acaba bizim bu komşuya ne oldu gece işe çıkmamış dedi ve komşusunun kapısını çaldı.

    O Yahudi komşunun hanımı kapıyı açtı. Efendimizi karşısında görünce çok şaşırdı. “Ne var “ dedi. “ Kocama dava açmayamı geldin?’

    „ Yok“ dedi Efendimiz asv. „baktım gece her zamanki gibi işe çıkmamış merak ettim. Kocan işine sadık disiplinli bir kimse sebebsiz vazifesini aksatmaz acaba başına bir şey mi geldi sorayım dedim’ deyince komşunun hanımı çok utandı.

    „Ya Muhammed hastadır dünden bu yana yataktan çıkamadı,’ dedi. Bunun üzerine Efendimiz asv „musaade edersen ziyaret edeyim hal hatır sorayım dua edeyim ona’ dedi.

    Birden karşısında Efendimizi gören o komşu çok şaşırdı
    ”Ya Muhammed hangi sebepten geldin?’” dedi.

    “Allahtan sana şifa dilemeye geldim ey komşum” dedi hz Peygamber SAV.

    “Ey Muhammed sen şimdi beni hasta ziyaretinemi geldin?

  • Halbuki ben sana onca zaman o kadar kötülük zahmetler eziyetler verdim bu nasıl örnek bir insanlık’ dedi.

    O kötü komşu Efendimizin bu nezaketinden çok mahcup oldu ve o günden sonra Efendimize hem en iyi komşu oldu hem de Efendimizin hiç bir sohbetinden ayrılmaz Sahabelerinden oldu.

    Evet tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler. Yapılan herhangi bir yanlış harekete yahut çirkin muameleye sabır ve muhabbetle yaklaşmak, havuzdaki tonlarca pis suya bir avuç ilaç atıp onu tertemiz hale getiren ilaç gibi tesir eder.

    Her türlü melanete sabır ve muhabbet ile yaklaşanın yar ve yardımcısı bizzat Allah Celle ve Şanuhu›dur.

    Sabır ve muhabbet sahibi insan gücünü Allahın Es Sabur ve El Vedud okyanuslarından alır ve sabır ve muhabbet tasını bu okyanuslardan doldurur.

    O okyanustan bir insan sonsuza dek tasını doldursa o okyanuslarda zerre miktarı eksilme olmaz. Nitekim denizin suyunu kovalarla boşaltmaya kalksan sonsuza dek, o deniz boşalırmı?

    Dunya hayatını Sabır ve muhabbet ile yaşamaya gayret et ey insan.

    Bu göklerin sana tavsiyesidir ve 4 kutsal Kitabın hulasasıdır.

    Bu hayatı diğer insanlarla ilişlilerinde başka türlü yaşamaya çalışanlar sonsuza dek yaşasalar mutlu olamazlar. Ne mutlu olurlar ne başkasını mutlu ederler.

    Efendimiz ASV ın hayatı bize en güzel misaldir. Kendisine eziyet eden kimseye nasıl öfkelenmeden muhabbetle yaklaştı bak.

    Efendimizin kalbindeki muhabbet sonunda o adamın katı kalbindeki kilitleri açtı prangaları kırdı ve Efendimizin bitmek tükenmez umudu ve sabrı neticesinde Efendimizin kalbinden o adamın kalbine aktı.

    O adamın içindeki kötülüğü Efendimizin kalbindeki iyilik ve güzellik paramparça etti ve yerini iyilik ve güzelliğe bıraktı.

    Ey insanlar duyunuz ve biliniz ki, umud sabır ve muhabbet en büyük azığımızdır Allaha İlahi Aşka giden bu yolda.

  • Bu üçünün bir arada olmadığı yerde yürüdüğün yol otobansa tarla olur tarlaysa bataklık olur seni yürütmez sana yol aldırmaz.

    Bir kimse senin canına malına çoluğuna çocuğuna kast etmedikten sonra o kimseye hemen küsme darılma düşman olma bağlarını kesme.

    Umudunu yitirme sabret ve o kimsenin nefsine bakma onun arkasında Kendini gizleyen onu İlahi Muhabbetiylen var eden yaratan Allaha bak ve „yaratılanı severim Yaratandan dolayı“ de Efendimiz gibi olmaya bak.

    Nefsine hoş gelmesede diken gibi batsada hoş görmeye mazur görmeye devam et.

    Bu hem Efendimizin hem Cenabı Hakkın Sünnetlerindendir. Sana şeref kazandırır göklerde.